Aynı Kulakta 6 Dakikadan Fazla Konuşmayın

CEP TELEFONUYLA AYNI KULAKTA 6 DAKİKADAN FAZLA KONUŞULMASI ÇEŞİTLİ SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLABİLİYOR -KTÜ TIP FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. TOPBAŞ: -”AYNI KULAKLA 6 DAKİKAYI GEÇEN KONUŞMALARDA KULAK ÇEVRESİNDE ISI ARTAR. BU DA BAŞ AĞRISI, SİNİRLİLİK, UYKUSUZLUK, DİKKAT EKSİKLİKLERİ, HÜCRELERDE YAPISAL DEĞİŞİKLİKLERE NEDEN OLABİLİR”

Cep telefonuyla aynı kulakta 6 dakikadan fazla konuşulmasının çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtiyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Topbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cep telefonlarının çok kısa bir zaman içerisinde hem yaygınlaştığını hem de teknolojisinde hızlı değişim görüldüğünü belirterek, bu durumun ‘’sağlık sorunlarına neden olup olmadığı” yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi.
Türkiye’de 3. nesil olarak adlandırılan 3G teknolojisine, dünyanın bazı ülkelerinde de 4G teknolojisine geçildiğini ifade eden Topbaş, ”Böylece veri iletimi ve çeşitlilikte artış yaşandı. Ses, mesaj, görüntülü mesaj, hızlı internet bağlantısı, görüntülü konuşabilme, hatta televizyon yayınlarının izlenebilmesine olanak sağlandı. Tartışma da bu yönde alevlendi. Çünkü bu kadar çok verinin aktarılabilmesi için hem baz istasyonlarının nitelikleri hem de sayısında artış olacağı, bununla birlikte bu sistemi oluşturan non-iyonize radyasyonun ve elektriksel alan şiddetlerinin de artışının söz konusu olabileceği konuşulmaya başlandı” dedi.
Topbaş, bu konuda araştırmaların devam etmekle birlikte, cep telefonunun bazı sağlık sorunlarına neden olabileceği yönünde kanıtlar bulunduğunu anlatarak, ”Ancak non-iyonize radyasyonun cep telefonlarıyla ilgili etkilerinin olup olmadığını göstermek için biraz zamana ihtiyaç vardır” diye konuştu.
Cep telefonlarıyla konuşurken birkaç ayrıntının olası sağlığa zararlı etkileri bertaraf edebileceğini dile getiren Topbaş, şöyle devam etti:
”Cep telefonlarının özellikle aynı kulağa dayalı olarak 6 dakikanın üzerinde kullanılmasının riski vardır. Aynı kulakla 6 dakikayı geçen konuşmalarda kulak çevresinde ısı artar. Bu artış yaklaşık 1 santigrat derece olur. Isı artışıyla birlikte etkilediği bölgelerdeki hücrelerde yapısal değişimler yaşanabilir. Bunlar her ne kadar vücuttan bertaraf edilebilse de bertaraf edilemeyecek sorunlar ortaya çıkabilir. Bu da baş ağrısı, sinirlilik, uykusuzluk, dikkat eksiklikleri, hücrelerde yapısal değişikliklere neden olabilir. Bu yönde araştırmalar devam etmektedir ancak ısı artışına neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle aynı kulağa cep telefonunu dayayarak, 6 dakikadan fazla konuşulmaması gerekir.”

-”KABLOLU KULAKLIK KULLANIN”-

Topbaş, telefonun özelliğine veya teknolojik gelişmelere bağlı olarak bu sürenin de kısalabileceğine dikkati çekerek, ”Cep telefonun cihazlarının mutlaka kablolu kulaklıkla kullanılması gerekmektedir” dedi.
İletişim teknolojilerinde tüketimin sınırsız olmasının, insanları ayrıca sosyal yaşamdan uzaklaştırarak marifeti büyük ancak ekranı küçük bir dünyaya insanları hapsettiğini savunan Topbaş, ”Bunlar, sosyal ilişkilerimizi de etkileyebilir. O nedenle iletişim teknolojilerinin ‘gerek oldukça’ kullanılması her yönden daha olumlu sonuçlar doğuracaktır” diye konuştu.

3G’de Virüs mü Var?

14 Ağustos 2009 admin  
Kategori: Genel

30 Temmuz’da ülkemizde hayata geçen 3G teknolojisi ile, cep telefonları da bilgisayarlar gibi virüs tehlikesiyle karşı karşıya.

Türkiye, 30 Temmuz’da cep telefonundan görüntülü konuşma, video izleme gibi özellikleri içeren 3G teknolojisiyle tanışırken aboneler virüs tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Video ve resimlerden oluşan MMS (Multi Medya Mesajlaşma Servisi) sebebiyle Türkiye’deki cep telefonları da bilgisayarlar gibi virüsle tanışacak.

Cep telefonlarına yönelik yazılan ve yayılan virüslerin sayısı dünyada bine ulaştı. Akıllı telefonlara çoğunlukla Bluetooth ve MMS vasıtasıyla bulaşan virüsler, internete uzaktan erişimi açma, gizli olarak ücretli SMS yollama, telefon fonksiyonlarını kilitleme, diğer virüsleri cihaza taşıma, bilgileri çalma veya silme, bağlandığı bilgisayara virüsü bulaştırıp yayma gibi işlemler yapıyor. Teknoloji şirketi Kaspersky Lab’ın teknik yöneticisi Bülent Uysaler, virüslerin akıllı telefonları, e-posta alınıp gönderildikleri, gizli bilgileri saklayıp banka işlemleri yaptıkları ve kurumsal kaynaklara erişilebildikleri için hedef olarak seçtiğini belirtiyor. İspanya’da 2007 yılında 110 bin cihaza ComWar virüsü bulaşırken, Rusya’da Viver virüsünden dolayı bir günde 500′den fazla cihaz zarar gördü. Batı Avrupa telefon operatörlerine göre MMS trafiğinin yüzde 8′i virüslü.

Bilişim Muhabirleri Derneği‘nin Kaspersky Türkiye ofisi ile dernek üyelerine yönelik Swiss Otel’de düzenlediği mobil güvenlik seminerinde konuşan Bülent Uysaler, günümüzde akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte ortaya çıkan güvenlik sorununa değindi. Gartner’ın ekonomik kriz öncesinde yaptığı tahminlere göre 2008′de yaklaşık 140 milyon akıllı telefon satıldı. Bu yıl yaklaşık 272 milyon akıllı telefon satılması beklenirken, 2010′da bu rakamın 410 milyona ulaşması öngörülüyor.

En meşhur virüs Caribe, bataryayı çabuk bitiriyor

Şu an telefonlara bulaşmış bin kadar virüsten en meşhuru olan Cabir, diğer adıyla Caribe; konser, spor aktiviteleri, havaalanı, tren istasyonu gibi seyahat merkezlerinde Bluetooth üzerinden ilgi çekici bir dosya göndererek telefon sahibinin kabul etmesini sağlıyor. Telefonu sürekli çalıştırdığı için cihazın pilini çabuk bitiriyor. Her virüs farklı bir zarar verirken güvenlik yazılım şirketi Kaspersky Lab, yeni ürünü Mobile Security 8,0 ile hem virüse hem de telefon hırsızlarına karşı koruma sağlıyor. Böylece mevcut bilgilerin çalınıp başkalarının eline geçmesine engel oluyor.