Veganizm
18 Aralık 2009 dogrutahmin
Kategori: Eğitim & Sağlık & Kültür Sanat
Çocuğunuz süt ve süt ürünlerini de reddediyorsa, işiniz biraz daha zordur. Vegan vejetaryen beslenme tarzına sahip çocuklarda görülen en önemli sorun kalsiyum, D ve B12 vitaminlerinin eksikliğidir.
Aşırı vejetaryen beslenme tarzında B12 vitamini eksikliğini telafi edecek gıdalar yer almamaktadır. B12 vitamini özellikle de hayvani ürünlerde bulunmaktadır. Bira mayası ve soya sütünde de B12 bulunur. Et ve et ürünlerini tercih etmeyen insanlar B12 ihtiyacını soya sütünden, bira mayasından, fermante edilmiş soya fasulyesinin arpa veya pirinç gibi tahıllar ile karıştırılması sonucu hazırlanan “miso” adlı yiyecekten ve soya fasulyesi dışında bazı tahılları içeren ve küflendirildikten sonra ufak parçalar haline getirilerek tüketilen “tempeh” adlı yemekten elde edebilir. Et ve et ürünleri ile beslenmeyen insanların mutlaka B12 takviyesi alması gerekmektedir. Bazı uzmanlar vejetaryen çocukların vitamin takviyesine ek olarak soya sütü içmesi gerektiğini söylemektedir.
Kalsiyum, süt ürünleri dışındaki ürünlerde de bulunur.
Vejetaryen çocuklar düzenli olarak kalsiyum içeren besinlerle beslenmelidir. Brokoli, soya fasulyesi, badem, tofu, soya sütü (soya yoğurdu ya da soya peyniri), kuru meyveler, koyu yeşil renkli sebzeler de vejetaryen çocukların menüsünde muhakkak bulunması gereken yiyeceklerdendir. Soyalı ürünleri aşırı miktarda tüketmemenizi tavsiye ederiz.
D vitamini güneşten elde edilen bir vitamin türüdür. Çocuğunuzun, kendisine zarar vermeyecek şekilde güneşlenmesini sağlayın. Kış aylarında ise D vitamini içeren vitamin kombinasyonu hapları kullanın.
Taze gıdalar
18 Aralık 2009 dogrutahmin
Kategori: Eğitim & Sağlık & Kültür Sanat
Taze gıdalar her zaman güvenle kullanabileceğiniz en sağlıklı gıda çeşitlerindendir. Bu nedenle donmuş gıdaları tercih etmeyin. Alışverişinizi süpermarketten yapıyorsanız, aldığınız gıdaların taze olmasına özen gösterin. Bazı gıda maddeleri bir şehirden başka bir şehire ya da bir ülkeden başka bir ülkeye getirilirken, uzun bir süre nakliyat kamyonunun arkasında bekler. Meyve ve sebze gibi gıda maddeleri nakliyat sırasında uzun bir süre depoda bekletilirse, eski besin değerini kaybeder. Süpermarketten alacağınız olgunlaşmamış, taze meyve ve sebzeleri güneş ışığı gören pencerenizin kenarında bekleterek olgunlaşmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde yediğiniz meyve ve sebzenin tazeliğinden de emin olmuş olursunuz.
Özellikle organik meyve ve sebze satan manavları tercih edin. Manavlarda satılan meyve sebzeler süpermarketlerde satılanlara oranla daha taze kalır. Organik .meyve ve sebze üreten bazı firmalar “kapıya teslim” hizmeti de sunmaktadır. Çok yoğun çalışan biri iseniz, kapınıza kadar tazecik gelen ve dalından yeni kopmuş meyve ve sebzelere neden hayır diyesiniz ki?
Yiyeceklerin besin değerini korumak için…
Dalından hemen koptuktan sonra dondurulan meyve sebzeler tazeliğini korur. Dondurulan yiyecekler besin değerini daha uzun bir süre koruyabilir. Hazırladığınız yiyeceği birkaç gün sonra yemeyi planlıyorsanız, buzluğunuza koyabilirsiniz. Ancak bazı meyve sebzelerin dokusu dondurulduktan sonra değişmektedir. Bu nedenle dondurduğunuz bazı sebze ve meyvelerin dalından yeni kopan sebze ve meyvelerle aynı görüntüde olmasını beklemeyin.
■ Konserve meyve ve sebzelerin besin değeri azalmaktadır. Su, meyve suyu ya da şurup içinde bekletilen meyveler de besin değerini büyük ölçüde yitirir.
Konserve somon ve ton balığı gibi balıklar besin değerini yitirmektedir. Balığın içerdiği temel yağ asitleri konserveleme işlemi sırasında özelliğini yitirmektedir. Yağ ve tuzlu su yerine saf su kullanılarak konservelenen balıkların besin değeri daha yüksektir.
■ Organik sebze ve meyvelerin kabuklarını da yemeyi ihmal etmeyin. Meyve ve sebzelerin besin değerleri kabuklarında saklıdır. Organik olmayan meyve ve sebzelerin kabuklarını özenle yıkayın. Bazı uzmanlar organik olmayan meyve ve sebzelerin kabuklarının mutlaka soyulması gerektiğini ileri sürmektedir. Portakal ve mandalina gibi meyvelerin kabuklarını bol su ile yıkayın. Portakal ve mandalina gibi meyvelerin kabuklarında bulunan toksik maddeler, kabuk soyma işlemi esnasında meyvelerin içine işleyebilir. Bu nedenle meyveyi yıkadıktan sonra ellerinizi tekrar yıkayın ve meyveyi soymaya başlayın.
■ Meyve ve sebzeleri, yemeden birkaç dakika önce yıkayın ve soyun. Meyve ve sebzeleri sofraya oturmadan 2-3 saat önce yıkar, soyarsanız besin değerinin bir kısmını yitirmiş olursunuz.
Özet olarak
Gerekli görürseniz, hayat tarzınızda ve beslenme tarzınızda değişiklikler yapabilirsiniz. Sağlıklı beslenmek için atacağınız her adım çocuğunuzun ileriki hayatını olumlu yönde etkileyecektir. Bu bölümde kullanılan anahtar kelime “denge”dir. Dengeli beslenme sağlıklı bir çocuk yetiştirmenin ön şartıdır. Seçeceğiniz sağlıklı gıda maddeleri ve rafine olmayan, kimyasal işlemlere maruz kalmayan her türlü taze yiyecek ve içecek çocuğunuzun modern hayatın gereksinimlerine daha kolay ayak uydurmasını sağlayacaktır. 21. Yüzyılın en büyük sorunu fast-food türü gıdalar, abur cubur ve işlemden geçirilen yiyeceklerle beslenmedir. Modern yaşamın gerektirdiği hayat tarzından elinizi eteğinizi çekmeniz gerektiğini söylemiyoruz. Hayatınızı daha sağlıklı bir hale getirmenin yollarını aramalısınız. Modern hayat birçok işimizi kolaylaştırmaktadır, ancak sağlığımızı bozan unsurların birçoğu da modern hayatın bizlere empoze ettiği hayat tarzının sonucunda ortaya çıkmaktadır. Çocuğunuz ne kadar sağlıklı beslenirse, vücudu o kadar iyi çalışır ve modern hayatın koşullarına o kadar fazla uyum sağlar. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi konusunda %80 oranında başarı kazandıysanız, geriye kalan %20′lik başarısızlık (bazı durumlarda tüketilen fast-food türü gıdalar) çocuğunuzun sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecektir. Sağlıklı beslenen bir çocuk daha kolay konsantre olur, daha çabuk büyür, hastalıklara karşı daha çok direnç kazanır. Bu sayede de parlak bir geleceğe sahip olur.

