İnter Real’in yıldızına göz dikti
İtalya Birinci Futbol Ligi’nin (Serie A) son şampiyonu Inter, İspanya’nın Real Madrid kulübünden Hollandalı yıldız Wesley Sneijder’i transfer ediyor.
İtalyan spor gazetelerinde yer alan haberlerde, 25 yaşındaki Hollandalı yıldız futbolcu için Inter ile Real Madrid’in 15 milyon avroya anlaştıkları belirtildi.
İspanyol Marca gazetesinde çıkan haberde de Real Madrid Kulübü Genel Direktörü Jorge Valdano’nun, Sneijeder ile transferin gerçekleşmesi için görüştüğü bildirildi.
Gazete, genel direktör Valdano ile teknik direktör Pellegrini’nin yıldız futbolcuyla bir görüşme yaparak ”Real Madrid’de daha fazla forma şansı bulamayacağını” söylediklerini yazdı.
İki ülke spor basının da Sneijder’in Inter ile el sıkışmak üzere olduğu konusunda birleştikleri görüldü.
Bu sezon transferin yıldız takımı olan ve ikinci ”Los Galacticos” dönemini Kaka, Cristiano Ronaldo, Karim Benzema ve Xabi Alonso ile yaratan Real Madrid, kadrosunda yeni gelen oyunculara yer açmak için Hollandalı futbolcuları birbir elden çıkarmak istiyor.
Mersin’de kan donduran cinayet
Mersin’in Erdemli ilçesinde bir kişi, birlikte yaşadığı kadını sokakta kucağında 20 günlük bebeği bulunduğu sırada başından tabancayla vurarak öldürdü.
Emekli astsubay olduğu ve üç çocuğu bulunduğu belirtilen Bülent Canoğlu (46) yaklaşık bir yıldır birlikte yaşadığı Dilek Yıldırım (25) ile Tepecik Mahallesi’ndeki evde tartıştı. 
Kadın halı sahanın yanında bankta oturuyordu
20 günlük kızını alarak evi terk eden Dilek Yıldırım, mahalledeki halı sahanın yakınına gitti. Bülent Canoğlu, bankta oturan Dilek Yıldırım’ın yanına geldi ve aralarında yeniden tartışma çıktı.
Bebeği kucağındayken kadının kafasına ateş etti
Canoğlu, kucağında bebeği bulunan genç kadını başına tabancayla bir el ateş ederek öldürdü. Ardından havaya birkaç el ateş eden Canoğlu, jandarma ekiplerince yakalandı. Bebek, Dilek Yıldırım’ın ailesine teslim edildi.
Kadın sevgilisinden ‘eşini boşa’ deyince
Dilek Yıldırım’ın Bülent Canoğlu’ndan eşinden boşanmasını ve bebeğine nüfus cüzdanı çıkararak üzerine kaydettirmesini istediği, tartışmanın bu nedenle meydana geldiği öğrenildi.
Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Cinayette bir flaş gelişme daha
700 bin dolar sorgusu derinlik kazandı… Münevver Karabulut cinayetinde Garipoğlu şirketler grubundan 10 kişi gözaltına alındı.
Cinayette üst üste önemli gelişmeler yaşanıyor. Önceki gün de 12 kişi Emniyet’e çağrılarak ifade vermişti. 8′i Garipoğlu ailesindendi, 4′ü ise evde çalışan hizmetlilerdi.
İfadesi alınanlar arasında katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun amcası Hayyam Garipoğlu, dedesi, halası, baannesi ve kuzenleri vardı..
700 BİN DOLAR SORGULAMASI
Süreyya Karabulut, geçtiğimiz günlerde olay gecesi evde bulunan 700 bin doların kayıp olduğunu ileri sürerek, polis ile Garipoğlu ailesi arasında kirli ilişkiler döndüğünü kaydetmişti.
Emniyet’teki ifadelerde bu parayla ilgili sorgulama yapıldığı belirtiliyor.
Süreyya Karabulut, gelişmeler üzerine “İçim rahat. Devletim bana söz verdi. Bundan sonrası devletle Garipoğlu ailesi arasında” demişti.
BEŞİKTAŞ’TA BASIN AÇIKLAMASI
Meclis Komisyon Yardımcısı 50 avuaktla beraber canelete ilişkin bir basın açıklaması düzenleyecek. Basın toplantısına Baba Karabulut da katılacak.
Endonezya’da 5.5′lik deprem
Endonezya’nın Sumatra adasının batı kesiminde 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), depremin merkez üssünün Sumatra’nın Padang bölgesinin 255 kilometre batı kesiminde 39,7 kilometre derinlikte olduğunu bildirdi.
Depremde şu an için can ve mal kaybı bildirilmedi.
Acun’dan bir dünya starı daha

“Var mısın? Yok musun?” yarışmasında şimdiye kadar Christina Aguilera, 50 Cent, Adriana Lima ve Paris Hilton gibi ünlüleri ağırlayan Acun Ilıcalı, ekim ayında başlayacak yeni yarışma programında Beyoncé’yi “konuk jüri üyesi” yapacak.
FENERBAHÇE’Yİ İKNA ETTİ
Fenerbahçe yönetimi, bir yıl önce ücretini ödediği Beyoncé’yi, gecikmeli de olsa Fenerbahçelilerin karşısına çıkaracak, Ilıcalı da Fenerbahçe ile yaptığı işbirliği sonucu “Got Talent”ın jüri koltuğuna oturtacak.
İşte Jackson’ın defin tarihi
ABD’nin Los Angeles kentinde 25 Haziran’da hayatını kaybeden pop şarkıcısı Michael Jackson’ın 29 Ağustosta defnedileceği bildirildi.
Jackson’ın babası Joe Jackson New York Daily News gazetesine yaptığı açıklamada, “Popun Kralının 51. doğum yıl dönümü olan 29 Ağustosta Los Angeles’taki Forest Lawn mezarlığında defnedileceğini” açıkladı.
Baba Jackson, bu kararın son birkaç gün içinde alındığını belirtti.
Medyada yer alan haberlerde Jackson’un Ağustos ayının ilk günlerinde düzenlenen özel bir törenle defnedildiği öne sürülmüştü.
İnsanları kazanabilmenin 12 yolu
Zirvede herkese yer var, yeter ki siz ulaşmayı bilin! Dale Carnegie’den yıllardır en çok okunan kişisel gelişim kitabı Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı
Kitapta yer alan geçerliliği zaman içinde kanıtlanmış öğütler, elli yıldır milyonlarca insan tarafından okundu, on binlerce ünlü insanı hem iş hem de özel yaşamlarında başarı merdiveninin zirvesine taşıdı.
Kitabı okuduğunuzda; insanların sizden hoşlanmalarını ve sizinle fikir birliğine varmalarını sağlamanın, onları kırıp incitmeden değiştirmenin yollarını öğrenecek, yaşamın sizin için daha kolay hale geldiğini göreceksiniz.
Carnegie, Missouri’de tren yoluna on mil uzaktaki bir çiftlikte doğmuş ve 12 yaşına kadar araba-tramvay görmemiştir. Fakat bu çocuk Hong Kong’dan Kuzey Kutbu’na kadar dünyanın dört bucağını dolaşmayı, bütün kurumların yöneticilerine ders vermeyi başarmıştır. Güney Dakota’da sığır çobanlığı yapan bir çocukken, İngiltere’de veliahtın himayesinde konferans veren birisi olabilmiştir.
Carnegie yaptığını şöyle açıklıyordu:
‘İnsanların korkularını yenmelerine çalışıyorum. Başarısızlık, korkunun neticesidir. Korkularının yenenler, kendilerine güveniyorlar, atak oluyorlar.
Gün geçtikçe kurslarıma katılanların yalnız etkili konuşmak değil, sosyal münasebetlerden başarı sağlamanın diğer yollarını da öğrenmek ihtiyacında olduklarını gördüm.
Teknik bir meslekte bile başarının % 15 bilgiye, % 85 insanları idare etme sanatındaki maharete bağlı olduğu ortaya çıkmıştır.
Yaşayan meşhurlarla yüz yüze görüşmeler yaptım. Marconi, Roosevelt, Young, C. Gable, Pickford, Johnson bunların arasındaydı.
Yanımda çalışan 314 kişi bana selam bile vermezdi. Beni gördüklerinde yollarını değiştirirlerdi. Şimdi 314 düşmanım yerine, 314 dostum var. Çünkü artık onları başaramadıkları ile değil, başarabildikleri ile değerlendiriyorum. Azarlayarak değil, takdir ederek yaklaşıyorum’.
İNSANLARI KAZANABİLMENİN ON İKİ YOLU
1-Hiçbir Münakaşanın Galibi Yoktur
Bir münakaşayı kazanmanın en iyi yolu, o münakaşaya hiç girmemektir. Uzun politika hayatım, bana bir gerçeği öğretti: ‘Cahil bir adamı münakaşa yoluyla mağlup etmeye imkan yoktur.
2-Kimseye Yanlış Düşündüğünü, Yanlış Bir Şekilde Söylemeyiniz
Hiçbir zaman yüzde yüz isabetli davranamayacağınıza göre, niçin yanlış hareket ettiklerini başkalarının yüzüne vurup duruyorsunuz?
Bir şey ispatlayacaksanız, bunu iddianızı ve niyetinizi belli etmeden yapınız. Öğreniyormuş gibi davranarak öğretiniz. Hatırlamaya çalışıyormuş gibi hatırlatınız.
Acaba yanlış mı düşünüyorum?
Çünkü bizim esas korumaya çalıştığımız şey fikirlerimiz değil, şahsiyetimizdir.
3-Yanlışınızı Kabul Ediniz
Hatayı kabullenmek hatta üstlenmek aynı zamanda bir asalet işidir. Üstün bir karakterin belirtisidir. Yanıldığınız takdirde bunu çabuk ve kesin bir şekilde kabul ediniz.
4-İşe Dostça Başlayınız
Bir damla bal, bir varil ziftin çekemeyeceği kadar sinek toplar.
Nezaket ve dostluk, sertlikten kuvvetlidir.
5-Hayır’ın Geri Dönüşü Zordur
Söze doğrudan doğruya anlaşmazlık bulunan konulardan başlamayınız. Başlangıç noktanız ortak düşünceleriniz olsun.
Muhatabınızın ilk sözlerinin ‘Evet’ olmasını sağlayınız. Muhatabınıza konuşmanın başında ‘Hayır’ dedirtmeniz büyük strateji hatası olacaktır.
6-Şikayete Karşı Sigorta
Çok kimse düşüncelerini kabul ettirebilmek için çok konuşmaları gerektiğini zanneder.
Değişik bir fikri dinlerken sabırsızlanıp lafa karışmayın. Kendi fikrinizi ifade etmek için konuşmanın bitmesini bekleyin. Muhatabınızı düşündüğü bir şeyi anlatması için teşvik edin. Bunu samimimi olarak yapın. Konuşmasına müsaade etmediğiniz biri, sizin düşüncelerinizden etkilenmez. Onun aklı, söyleyemediklerinde kalır.
New York Herald Tribune gazetesinin ekonomi sayfasındaki ilanda yetenekli bir adam arandığı bildiriliyordu. Charles T. Cubellis de müracaat etti ve mülakata çağırıldı. Cubellis mülakata girmeden önce görüşeceği adam hakkında Wall Street’de epey bilgi topladı. Mülakat esnasında şu bilgileri araya sıkıştırdı: ‘28 yıl önce büyük bir odada tek memurla bu işe başladınız ve bu noktaya geldiniz değil mi? Sizinle çalışmak, benim için şereftir’.
Hayattaki mücadelesini anlatmaktan hoşlanmayan adam var mıdır? Bu adam da neler çektiğini, engelleri nasıl aştığını, işlerini nasıl büyüttüğünü saatlerce anlattıktan sonra Personel Müdürü’nü çağırmıştı: ‘Aradığınız adam bu. Hemen işe başlatın’.
Cubelis önce bilgi toplamakla, sonra da bu bilgiler vasıtasıyla karşısındaki adama uzun uzun konuşma, kendinden bahsetme imkanı vermekle bir iş sahibi olmayı başarmıştı.
7-Düşüncelerinizi Başkalarına Söyletebilmenizin Önemi
Kendi fikirlerimize başkaları tarafından fikirlerden daha çok önem veririz. Başkalarının fikirlerini daima belirli bir direnmeyle karşılarız. Öyleyse fikrimizi kabul ettirmenin yolu nedir? Çok basit, Kendi fikrimizi karşımızdakine sanki kendi fikriymiş gibi söyletebilmek.
Theodore Roosevelt New-York valisi iken siyasi liderlerin sıcak bakmadığı işleri, onların onayını alarak yapıyordu. Nasıl mı?
‘Önemli bir makama atama yapacağım zaman, siyasi liderlere haber verir, teklifte bulunmalarını isterdim. İlk verdikleri ismin yeterli birisi olmadığını söyler, ikinci bir isim isterdim. Bunun da sakıncalı olabilecek taraflarını anlatır başka bir teklifte bulunmalarını rica ederdim. Bu, biraz daha iyi bir isim olurdu. Onlar benim istediğim adamı teklif ettiklerinde ‘tamam’ derdim, ‘kabul ediyorum’. Böylece onların istediği adamı atamış olurdum. Sonra da döner şöyle derdim: ‘Ben size destek oluyorum. Şimdi sıra sizde.. Bu usulle hiç istemedikleri konularda bile yanımda olmalarını sağlıyordum’.
Bir fikrimi ona, üzerine giderek kabul ettirmeye çalışmazdım. Laf arasında şöyle bir dokunup geçerdim. fikrim, onda adeta demlenir, birkaç gün sonra Wilson tarafından kendi fikriymiş gibi açıklanırdı.
Beni alacağım sonuç ilgilendirdiğinden, bu fikir benimdi demezdim. Böylece demleme olunu devam edebilirdi. Wilson da öne sürdüğü fikirlerin bana ait olduğunu anlamazdı bile.
Karşınızdaki insana fikrin kendisine ait olduğunu düşündürünüz. Başkalarının, fikirlerinizi kendilerine mal etmelerinden kaçınmayınız.
8-Büyük Neticelerin Küçük Formülü
Çocuklar işbirliği yapmak, bir işi birlikte başarmak fikrinden çok etkileniyorlar. Başarımı, olaya onların gözüyle bakmama borçluyum.
Unutmayın ki karşınızdaki insan hatalı olduğunu hemen kabul etmeyecektir. Bu yüzden onu suçlamadan önce, düşüncesine kuvvet veren sebepleri anlamaya çalışmalısınız.
İnsanların düşüncelerinin sebeplerini keşfederseniz. onun şahsiyetinin anahtarını ele geçirmiş olursunuz. Kapıyı açmak kolaydır artık. Bunu sağlamak için kendinizi onun yerine koymalısınız. ‘Onun yerinde olsaydım, onun şartları altında bulunsaydım, nasıl hareket ederdim acaba?’
Olayları tam bir samimiyetle başkalarının bakış açılarından da görmeye çalışınız.
9-Sempatinin Gücü
Bu şekilde insanların ihtiyacı olan şey sempati görmektir. Çocuk, yarasını herkese bunun için gösterir. Hatta daha fazla sempati görebilmek için bir yerini yaraladığı bile olur. Büyük insanlar da yanı sebepten maddi-manevi yaralarını-berelerini anlatıp dururlar. Geçirdikleri kazalardan, ameliyatlardan bahsederler. Neler çektiklerini, başlarına ne felaketler geldiğini anlatıp aniden sırlarını dökerler. Bütün dünyada herkes kendi gerçek ya da hayali ızdırablarına karşı acınıp durur.
Diğer insanların düşüncelerine, arzularına, tavırlarına sempati gösteriniz.
10-Asil Duyguların Harekete Geçirilmesi
Gerçek şu ki, karşılaştığınız herkes, aynada gördüğünüz adam dahil, kendisine büyük bir saygı duyar. Başkalarının da bu saygıyı kendisine göstermesini ister.
John D. Rockfeller Jr. a gazetelerde çocuklarının resimlerinin basılmasını asil duygulara hitap ederek önlemişti. Onun dediği şuydu: ‘Sizler de çocuk sahibisiniz. Küçüklere vaktinden önce şöhret sağlamanın iyi yetişmelerini engelleyeceğini takdir edersiniz’.
Bir müşteri hakkında kesin bilgileriniz yoksa, ona dürüst, samimi, namuslu borcuna sadık adam olduğuna inandığınızı söyleyin. Siz böyle söylerseniz, o da kendisini böyle olmak zorunda hisseder. Kendisine bu vasıflar verilen bir insan başka türlü hareket etmek istemez. Bir adama namussuz olduğunu söylerseniz, o zaman da namuslu davranmak istemez. Bu kuralın istisnası çok azdır.
11-Fikirlerin Gösterisi
Rakamlar, konuşmaktan çok daha büyük bir fayda sağlar. Grafiğin gücü ise rakamı aşar. Rakamların şekillerle ifadesi daha etkili olur.
12-Son Çare
İyi ve çok iş yaptırabilmek için rekabeti körüklemek gerekir. Bu, herkesi birbirine ezdiren bir rekabet değildir. Daha mükemmeli yakalama arzusunun ateşlenmesidir.
İnsanlara vasıflarını ortaya çıkarabilecek cesareti veriniz. Bu cesareti vermenin en emin yolu da onlara meydan okumaktır.
Ermeni ustanın Diyarbakır vasiyeti
Ermeni asıllı sanatçı Aram Tigran Atina’da yaşamını yitirdi… Tigran, vasiyet ettiği üzere çok sevdiği Diyarbakır’a gömülecek.
Atina’da tedavi gördüğü hastanede beyin kanaması sonucu cumartesi günü hayatını kaybeden Kürt müziğinin efsane ismi Ermeni sanatçı Aram Tigran için Diyarbakır’da hazırlık var…
75 yaşında yaşamını yitiren Aram vasiyet ettiği gibi yarın Diyarbakır’da toprağa verilecek. Tigran’ı bekleyen Diyarbakır’da ölüm haberinin ardından her sokak başında ve toplu taşıma araçlarında sanatçının şarkıları çalınmaya başlandı.
Diyarbakır Belediyesi Kültür Müdürü Cevahir Sadak, cenazenin getirilmesi amacıyla Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gitti. Eşi ve çocukları da Türkiye’ye gelecek.
DTP’LİLER CENAZE TÖRENİ İÇİN KOMİSYON KURDU
Aram Tigran’ın cenaze töreni için Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve DTP Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı’nın da aralarında yer aldığı bir komisyon oluşturuldu. Fırat Anlı, cenazenin yarın saat 16.00′da uçakla Diyarbakır’a getirileceğini, buradan Ermeni Kilisesi’ne götürülerek yapılacak ayinin ardından Urfakapı Ermeni Mezarlığı’nda defnedileceğini söyledi.
Önce Diyarbakır’daki Mardinkapı Mezarlığı’nda Kürt yazar Mehmed Uzun’un yanına defnedilmesi planlanan Aram Tigran’ın, daha sonra Urfakapı semtinde bulunan ve yaklaşık 250 yıllık geçmiş bulunan Ermeni ve Süryanilerin defnedildiği Ermeni Mezarlığı’nda defnedilmesine karar verildi.
BATMAN FESTİVALİNDE HRANT DİNK ANISINA SARI GELİN’İ SÖYLEMİŞTİ
Bölge halkı Tigran’ın ölümünün ardından yas tutuyor. Diyarbakır’daki hayranlarına göre Aram Tigran Kürt müziği açısından büyük bir kayıp.
Geçen yıl Diyarbakır’da düzenlenen 8′inci Kültür ve Sanat Festivali’ne katılan Aram Tigran, festival sonrasında da burada iki ay boyunca kalmıştı. Batman festivaline de kaktılan Tigran, burada Kürtçe, Türkçe, Ermenice ve Arapça şarkılar seslendirmiş, Hrant Dink anısına “Sarı Gelin” şarkısını seslendirmişti.
Yaradılışın sırlarını arayan adam
Yazar Geert Kimpen aslen tiyatro yönetmeni ve yazarıdır. 2003 yılında Hollanda’nın en prestijli ödülü olan “En İyi Hollandalı Tiyatro Prodüktörü” ödülünü almıştır. 2004 yılında profesyonel anlamda yürüttüğü tiyatroculuğu bırakıp; onu Türkiye, İsrail, Mısır ve A.B.D’ye götüren tinsel bir arayışa girmiştir. Bu sırada Kabala ile yakından ilgilenmiş, çok etkilenmiş ve araştırmıştır.
‘Kabalist’ bu tinsel arayışın bize ulaşan meyvesidir. Peki, kimdir bu ‘Kabalist’?
Chaim Vital’in gerçek yaşamöyküsü ile kurgunun bir arada olduğu bir eser. Chaim Vital 16. yüzyılda yaşamış bir Rabbi’dir. Chaim’in anlamı, aynı Vital’in anlamı olduğu gibi ‘hayat’tır.
Gençlik yıllarında babasının karşı çıkmalarına rağmen Simya ile uğraşan Chaim, babasının talihsiz biz kaza sonucu ölümünden sonra çok genç yaşta Kabala eğitimine başlamıştır. Chaim’in en büyük amacı, Şimon bar Jochai’nin eseri olan Sohar (Zohar)’dan sonra en büyük Kabalist kitabını yazmaktır.
Bu ideali Rabbi İsaac Luria’nın öğrencisi olmakla gerçekleşmeye başlar. Bu arada Isaac Luria’nın kızına âşık olan Chaim; hayatla, aşkla ve şehvetle ilgili gelgitler yaşamaya başlar. Sonunda öğretmeni Isaac Luria’nın, “Bu benim eserimdir.” dediği ‘Etz Chaim – Hayat Ağacı’ adlı eserini bitirir.
Babasını gizemli ölümü ile başlayan sırlar zinciri, Isaac’ın, Tanrı’nın 72 gizli ismini, ölüm döşeğinde Chaim’e açıklamasıyla daha da büyür. Chaim bu gizli isimlerle halkına bağımsızlığını verebilecek midir? En büyük aşkı, Isaac Luria’nın kızı Frencesa’ya kavuşabilecek midir? Uzun yıllar üzerinde çalıştığı, onu bitirmek için birçok şeyden vazgeçtiği eserini, Etz Chaim’i, yeniden Isaac’ın elinden alabilecek midir?
Chaim Vital’in gizemlerle dolu yaşamını okurken kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Bir bölümü okurken, arkasından gelen bölümü asla tahmin bile edemeyeceksiniz. Bu romanı okurken Kabalizmin bilgeliğinden etkilenip; aşkı, romantizmi ve erotizmi son sayfasına kadar hissedeceksiniz.
İşte İpekçi’nin nişanlısı
2 yıl önce ’Muhafazakar eşcinselim’ açıklamasıyla olay yaratan modacı Cemil İpekçi yeni sevgilisi Sivaslı Ender Polat ile Bodrum – Türkbükü’nde el ele poz verdi.
Posta gazetesinin haberine göre, 3 ay önce tanıştıklarını söyleyen Cemil İpekçi “Ben özgür ve samimi bir insanım.
Yalanım yok. Dürüst olduğum için her şeyim ortada. Ender’e de dürüst olmasını söyledim. O da beni dinledi. İşte korkmadan poz veriyoruz” dedi.


